Devasa Evrende Küçük İnsan Olmak

Yaşamanın nihai bir amacı yok mu? Evrende yaşayan on binlerce canlı varken sadece insanlar neden sorusunu sorabiliyor, neden varım bu dünyada, ne için bu dünyaya geldim, ne için yaşıyorum yada ne için yaşayacağım? Evrende koskocaman evrende ben neyim, milyarca insanın milyarlarca canlının olduğu bu evrende benim amacım ne, eğer ben evrende olmazsam evren evrenliğinden ne kaybeder ki, meşguliyetler bu sorulara cevap veriyor aslında, bir konsere gitmek futbol maçına gitmek tatile çıkmak bu sorulara kısa ve kolay yanıtlar vermeyi sağlıyor.

Devasa Evrende Küçük İnsan Olmak
“Sorgulanmamaış bir hayat yaşamaya değmez” – Sokrates
Ne için ve kim için yaşıyorum? bu tarz düşünceler sık sık kafamı kurcalıyor, milyarcala yıldız galaksi ve gezegenden oluşan bir oluşumunun içinde gözlerimizi açtık boylarımız 2,5 metreyi geçmiyordu renklerimiz şekillerimiz düşüncelerimiz ve hikayelerimiz farklıydı. Bulunduğumuz yerin adını evren koymuştuk evren o kadar büyüktü ki bugüne kadar içimizde hiç kimse onun sınırlana ulaşmayı başarammıştı. Evrendeki evimizin adı dünya idi dünyayı dağ bayır demeden karış karış dolaşmıştık yeni yerler keşfetmiştik bazen yerler keşfettiğimiz yer gözlerimizi büyülemekteydi , düşündük çabaladık uğraştık inşaa ettik ve daha çok inşaa ettik, sınıları zorladık fakat paylaşamadık evimiz bize yetmedi ona küçük dedik afrikalılara onlara iyi bakın bir kez daha bakın ve bir kez daha onlar bizim türümüzdür biz dememiz gerekirken evet onlar dedik, birbirimizle her ne kadar anlaşamasakta duymak istemediğimiz bir gerçek vardır hepimiz aynı parçacıklardan oluşuyoruz doğduğuumuz yeri şekli ve rengi biz seçmedik fakat hep seçmiş gibi davrandık basit şeyler yüzünden kavgalar çıkardık akıbetimizden habersiz bir şekilde evrenin bir köşesinde hayatlarıızı sürdürmeye devam etmekteydik evrendeki boyutumuz belkide bir hiçti, peki biz küçük insalar bu devasa evren için hiçbirşey ifade etmiyormuyduk?

Şimdi kendimizi kendimize daha uzak bir pencereden bakalım yeterince uzaktan baktığımızda önce biz sonra evimiz kaybolmakta evet çok küçüğüz içimizden bazıları bizim boyutumuzun önemsizliğimizin ve amaçsızlığımızın göstergesi olduğunu iddaa ettiler gelin bu düşünceyi beraber sorgulayım: bir anlığına bu devasa evrende yapa yanlız olduğumuzu düşünelim evet sadece biz milyarlarca gezegen galaksi ve yıldız peki bu bizim önemsizliğimizi mi gösterirdi? Kos koca sahra çölündeki bir kum tanesini düşünelim o kum tanesini çıkarırsak hiçbirşey değişmeyecektir ve sahar çölü yine sahra çölü olarak kalcaktır. Peki kos koca evrenden insanlık gibi küçük bir taneyi çıkrarırsak evren yine evren olarak kalırmı evden dediğin üzülmez o sevinmez, o sorgulamaz, o düşünmez, o merhamet etmez hatta ona nötr bile diyemeyiz evrene tüm bu devasa konsepleri katan biziz evet boyu 2,5 metreyi geçmeyen biz, ve bizim gibi dünya topraklarında birlikte yaşadığımız diğer canlılar evrendeki kayıp elementi tamamlayan biziz, sahra çölündeki kum tanesini önemsiz yapan, o kum tanesinin boyutu değil o tanenin çöle hiçbir katkı sağlayacak potansiyelinin bulunmamasıdır. halbuki insanın az önce söylediğim gibi evrene katkı sağlayan potansiyeli vardır bi anneye gidip evladının kozmik ölçükte bi toz zerresi misali olduğu için önemsiz olduğunu söylemeye çalışın bi bakalım o anne sizin çıldırmış olduğunuzu düşünecektir. O anne yavrusundan gelen minik bir tebessüm ile koca kainattaki zorlu yaşam mücadelesine tutunabilemektedir. Aslında herkez özünde küçüklüğün önemsizlik anlamına gelmediğini bilir bu yüzden bir mıknatıs parçasının kendi boyundan on kat büyük olan metal parçından daha değerli olmasına şaşırmaz tıpkı küçük bir elmasın sıradan bir kaya parçasından daha değerli olduğuna şaşırmadığı gibi insan oğlu kendi değersizliğini savunarak kendisini aldatmaktadır oysa felsefede boyut ve değer arasında hiçbir mantıksal ilişki bulunmamaktadır. Sadece insan evrene uyumlu değil evrende insana uyumludur.

Dünyada topluluklar halinde yaşamaktaydık her ne kadar birlikte yaşamakta olsakta her insanın gizli bir yanlızlığı vardır her insanın en sevdiği veya en yakını olan kişiye anlatmadıkları vardır. Anlatsa bile asal o şeyi onun kadar iyi anlamayacağı şeyler vardır anlasa bile asla onun gibi hissetmeyceği şeyler vardır, o şeyler bizlere ben yapmakta olan şeylerdir o şey bizim benliğimizdir, o şey aslında bizi bu koca evrenle baş başa bırakn şeydir, evet aslında yalnızız çünkü en sevdikerlimizi bile bir gün kara toprağa vereceğiz sonra haytşarıza devam edeceğiz onları ne kadar çok sevsekde aslında onlar onlar için yaşamıyoruz, bunu aslınd aherkez kabul etmektedir farkında olmasa bile bunu kabul etmektedir, neredeyse sevdiği ölünce ozaman bende öleyim dememektedir hayat tüm zorluklara rağmen cazip geliyor insana, peki herşey bu cazibiyetten mi ibaret hayatın nihai bir amacı yokmu evrende müthiş canlılar bulunmakataydı hepsinin ayrı ayrı özellikleri güzelleri ve yetenekleri bulunmakataydı işlerinden sadece biri neden sorusunu sorabiliyordu fakat bazen meşguliyetleri ona neden sorusunu unutturmaktaydı, bilim bize evreninin sonunun kaçınılmaz olduğunu söylüyor bir gün gökyüzünde göz kamaştırıcı yıldızlar sonsuza denk sönecek son yılduzlar söndüğünde evren karanlığa bürümecek eğer tüm gerçeklik buysa ozaman biz küçük insanlar sonsuza dek unutulacağız peki biz sorgulama özelliğimizi kullanmadan mı ayrılacağız, belki bu özelliğimiz bize başka yerlede yanan yıldızlar tarafından aydınlanmamızı sağlayacak kim bilir ? Sorgulamadan ölmeyin!

Önceki Yazı Hayal Kurarak Yaşayın
Sonraki Yazı Format Nedir Nasıl Atılır ?

Yazar Hakkında

Mert Can İlter
Mert Can İlter 157 yazı bulunuyor

19 Yaşında İstanbul doğumlu webtasarımcı. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi, Bilgisayar Programcılığı öğrencisi. Webtasarım, seo işleriyle uğraşan amatör fotoğrafçı ve hayvansever kimse.

Benzer Yazılar

Kişisel Yazılar 4 Yorum

Freelance Çalışmanın Zorlukları

Tam zamanlı olarak serbest çalışan (Freelance) bir kişi durumundan memnun olabilir ancak bunu tamamen hayal edilen iş olduğunu söylemek zordur. Örneğin birçok kişi serbest çalışma tarzını bir iş pozisyonu olarak

Kişisel Yazılar 2 Yorum

İnsanların Sevmediğim 3 Huyu

Belki birçok kişi bu şekilde olabilir ama  ben son zamanlarda fazla yaşadığım için böyle bir  yazı yazmak istedim. Sürekli Tekrarlamak 1 lafı 8 kez tekrar etmeleri; tabi bu dediğim 1

Kişisel Yazılar 2 Yorum

Her Güzel Şeyin Bir Sonu Vardır

Her Güzel Şeyin Bir Sonu Vardır! Yaşanılan her güzel anının bir sonu olmak zorunda, yaşanılan güzel anılar uzun süreli olduğu takdirde o güzellik olmaktan çıkıyor yaşanmışlığa, alışkanlığa dönüşüyor. Joseph joubert’un

Yorumlar

Yorum Yapılmamış!

İlk yorumu sen yapmak ister misin!